Eskiçağlarda Türkiye'nin Çevresindeki Kültür ve Medeniyetler
ESKİ ÇAĞLARDA TÜRKİYE’NİN ÇEVRESİNDEKİ KÜLTÜR VE MEDENİYETLER |
MEZOPOTAMYA MEDENİYETİ
İlkçağlarda Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgeye “Mezopotamya” adı verilmiştir.
Topraklarının verimli, ikliminin elverişli olması sebebiyle, dışardan birçok kavimler buraya gelip yerleşmişlerdir. Bu bölgede kurulan en önemli uygarlıklar; Sümerler, Akadlar, Babilliler, Asurlular ve Elamlılar tarafından oluşturulmuştur.
a) Sümerler
Asya kökenli bir kavim olup, M.Ö. 4. binde Aşağı Mezopotamya’ya gelip yerleşmişlerdir. İlk önce şehir devletleri şeklinde teşkilatlanarak Ur, Uruk, Kiş, Eridu ve Lagaş gibi şehir devletleri kurmuşlardır. M.Ö. 2750 yıllarında Uruk kralı Lugalzagizi Sümer şehir devletlerini bir yönetim altında toplamıştır. M.Ö. 2350’de Akadlar, Sümerleri egemenlikleri altına almışlardır. Sümerler, kültür ve medeniyet yönlerinden diğer Mezopotamya devletlerini büyük ölçüde etkilemişlerdir.
Mezopotamya medeniyetinin kurucusu Sümerlerdir.
Sümer şehir devletlerini Ensi yâda Patesi denilen rahip krallar yönetmişlerdir. Patesilerden biri çevresindeki şehirlere egemen olursa Lugal unvanını alırdı. Eğer bir lugal, bütün Sümer ülkesine egemen olursa kendisine Lugal Kalma denirdi.
Çok tanrılı bir dine inanmışlardır. Tanrıları için Ziggurat denilen çok katlı tapınaklar yapmışlardır.
Hukuk fikrini ilk geliştirenler Sümerlerdir. M.Ö. 2375 yılında Lağaş Kralı Urukagina ilk yazılı kanunları yapmıştır.
Sümerlerde halk; hürler, korunanlar ve köleler olmak üzere üç kısma ayrılmıştır.
Tarihte ilk yazıyı bularak kullanmışlardır(Çivi Yazısı). Gılgamış, Tufan ve Yaratılış Destanları Sümerlere aittir.
Bilimin gelişmesine katkıda bulunarak aritmetik ve geometrinin temellerini atmışlardır.
b) Akadlar
M.Ö. 2350’de Sümer egemenliğine son veren Sargon, Akad Krallığı’nı kurmuştur. Kısa sürede bütün Mezopotamya’ya egemen olan Akadlar tarihin ilk büyük imparatorluğunu kurmuşlardır. Bu devleti önce Gutiler hâkimiyetleri altına almış daha sonra Elamlılar bu devlete son vermiştir.
c) Elamlılar
M.Ö. 3000 yıllarında bir krallık haline gelmiş, M.Ö. 7. yüzyıl ortalarında Asurlular tarafından ortadan kaldırılmışlardır.
d) Babilliler
Sami ırkına mensup Amurrular tarafından M.Ö. 2000 yıllarında kurulmuştur. Babil devleti en parlak dönemini Hammurabi döneminde yaşamıştır. Bu devlete Hititler son vermiştir. Daha sonra M.Ö. 612’de II. Babil Devleti kurulmuş, bu devlete de Persler son vermiştir.
Ücretli askerlerden meydana gelen daimi ordular kurmuşlardır.
Hukuk alanında en geniş kanunları çıkarmışlardır. Babil Kralı Hammurabi, Sümerlerin eski kanunlarını toplayarak, dönemin ihtiyaçlarına göre düzenlemişlerdir. (Hammurabi kanunları Sümer kanunlarına göre daha sert hükümler içermektedir)
Hukuk devleti anlayışını ilk defa ortaya çıkarmışlardır.
e) Asurlular
M.Ö. 2000’de Arabistan’dan gelerek Asur şehri çevresine yerleşmişlerdir. M.Ö. 8. yüzyılda en parlak dönemini yaşayan Asurlulara M.Ö. 612 yılında, Medler ve Babilliler son vermiştir.
Ninova şehrinde dünyanın ilk kütüphanesini kurmuşlardır.
Anadolu’da ticaret kolonileri kurmuşlardır.
Not 1- Verimli topraklara sahip olması nedeniyle Mezopotamya ekonomisi tarıma dayanmaktaydı. Tarımın yanında ticarette gelişmiştir.
Not 2- Mezopotamya’da taş bulunmadığından binalar kerpiç ve tuğladan yapılmıştır. Bunlarda fazla dayanıklı olmamıştır.
Not 3- Halkın zenginleşmesi sonucu özel mülkiyet gelişmiştir.
MISIR MEDENİYETİ
Etrafının çöller ve denizlerle çevrili olması sebebiyle Mısır, kısa süren işgaller dışında devamlı ve uzun bir tarihe sahiptir. Nil Nehri Mısır’ın hayat kaynağıdır. Kral Menes, M.Ö. 3000 yıllarında Mısır’da siyasi birliği sağlayarak, dünyadaki ilk siyasi birliği meydana getirmiştir. Menes’in başa geçmesiyle Mısır’da, Firavunlar Devri başlamıştır. Ege göçleri Mısır İmparatorluğu’nu zayıflatmış, M.Ö. 525 yılında ise Persler Mısır’ı işgal ederek kendilerine bağlı eyalet durumuna getirmişlerdir.
Devleti Firavun denilen krallar yönetmiştir.
Mısır şehir devletlerine “Nom” denmiştir.
Mısır’da, devlet yönetimi, sosyal hayat, sanat, tıp ve diğer alanlarda dinin büyük bir etkisi olmuştur. En büyük tanrıları, Güneş tanrısı olan “Amon-Ra”dır.
Firavunlar ve üst düzey yöneticiler dışında toplum, memurlar ve katipler, rahipler, askerler, şehirliler, köylüler ve köleler olarak çeşitli sınıflara ayrılmıştır.
En önemli gelir kaynakları tarım olmuştur.
Hiyeroglif denilen yazıyı geliştirerek kullanmışlardır.
Mısır sanatının en önemli eserleri olan piramitleri yapmışlardır.
Matematik ve tıp alanlarında oldukça ileri gitmişlerdir. Astronomi, geometri ve aritmetik ilimlerinin gelişmesini sağlamışlardır.
Mumyacılık sanatını geliştirmişlerdir. (Bu durum ahiret inancının olduğunu göstermektedir).
Not : Mısır’da mumyacılık ve piramitler dini etki ile (Diğer dünyada yaşanılacağına olan inanç) ortaya çıkmış ve gelişme göstermiştir.
EGE VE YUNAN MEDENİYETLERİ
Ege ve Yunan medeniyeti, Girit, Yunanistan, Makedonya, Trakya ve Batı Anadolu’da yaşayan toplulukların meydana getirdiği bir medeniyettir. Ege ve Yunan medeniyetinin ilk ortaya çıktığı yer Girit adasıdır. Akalar, M.Ö. 2. binde Anadolu’dan Yunanistan’a göç ederek yerleşmişlerdir. Dorlar M.Ö. 12. yüzyılda Akalar’ın hâkimiyetine son vermişlerdir. Dorlar, Yunanistan’da Polis adı verilen şehir devletleri kurmuşlardır. Bu şehir devletlerinden Atina ve Isparta Yunan tarihinde çok önemli rol oynamıştır.
Yunanistan’da her şehir (polis) ayrı bir devletti.
Çok tanrılı bir inanış söz konusudur, tanrılarını ölümsüz insanlar gibi düşünmüşlerdir.
Yunanlıların dini inanışları fikri gelişmeyi engellemez. Hayatta fedakârlık gerektirmez. Bu da bilimin gelişmesini sağlamıştır.
Yunanlılar, tanrılarının gazabından korunmak için müzik, eğlence, spor ve şiir yarışmaları düzenlerlerdi (Günümüzdeki olimpiyatlar bu şekilde doğmuştur).
Halk; büyük toprak sahipleri (soylular), tüccar ve sanayiciler, küçük toprak sahipleri ve köleler gibi sınıflara ayrılmıştı.
M.Ö. 8. yüzyıl başlarında Fenike Alfabesi’ni kullanmaya başlamışlardır. En önemli edebi eserleri Homeros’un “İlyada ve Odise” destanlarıdır.
Felsefe, tıp, tarih, aritmetik, geometri ve astronomi gibi bilim dalları önemli ölçüde gelişme göstermiştir. Sokrat, Eflatun ve Aristo, önemli filozoflardır.
Tarih alanında Heredot, Ksenofon ve Tukidides, tıp alanında Hipokrat önemli çalışmalar yapmışlardır.
Tarihin ilk demokrasi örneği yunanlılarda görülmektedir.
Deniz ticaretiyle uğraşmış birçok koloniler kurmuşlardır (Diğer geçim kaynakları bağcılık, zeytincilik ve balıkçılıktır).
Mimaride oldukça ileri gitmişlerdir (Birçok tapınak ve tiyatro yapmışlardır).
FENİKE MEDENİYETİ
Suriye ve Lübnan kıyılarında yaşayan Fenikeliler, M.Ö. 1200 yıllarında tarih sahnesine çıkmış denizci bir milletti. Yaşadıkları bölgenin tarıma elverişli olmaması Fenikelileri denizciliğe yöneltmiş ve Akdeniz kıyılarında pek çok koloni kurmuşlardır. Bu kolonilerden en ünlüsü Kuzey Afrika’da yet alan “Kartaca”dır. En önemli şehir (site) devletleri “Sayda, Biblos ve Sur şehirleri idi. Fenikelilerin dünya medeniyetine en önemli katkıları şunlardır:
a) Mısır’dan öğrendikleri yazıyı geliştirip, onu harf yazısı haline getirerek 22 harften oluşan alfabeyi bulmaları (Fenikelilerin bulmuş olduğu bu alfabe İyonya aracılığıyla batıya aktarılmış, Yunanlılar ve Romalılar bu alfabeyi geliştirerek günümüz Latin Alfabesi’ni ortaya çıkarmışlardır).
b) Doğu ve Ön Asya Medeniyetlerini, Ege Bölgesine taşıyarak tanıtmaları.
Fenikelilerin diğer özellikleri ise şunlardır;
Siyasi bir birlik kuramamış ve şehir devletleri şeklinde yaşamışlardır.
Bilinen ilk denizci millet olup Akdeniz’de ilk kolonileri kurup deniz ticareti yapmışlardır.
Kolonilerini topraklarının bir parçası olarak görmedikleri için bu kolonilerini yaptıkları savaşlarda yenildikleri Yunan ve iyonlara kaptırmışlardır.
İBRANİ MEDENİYETİ
Sami ırkından olan İbraniler, önceleri Yukarı Mezopotamya ve Suriye’de yaşamışlardır. Hz. Musa döneminde bir birlik haline gelen İbranilerin gerçek bir devlet kurmaları Hz. Davut döneminde olmuştur. En güçlü dönemlerini Hz. Süleyman döneminde yaşamış ancak onun ölümüyle İsrail ve Yahudi (Yuda) Devleti olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İsrail Devleti’ne Asurlular (M.Ö. 721), Yahudi Devletine ise Babilliler (M.Ö. 587) son vermiştir.
İbraniler krallıkla yönetilmişlerdir.
Tek tanrı inancının ilk görüldüğü toplum İbranilerdir. Kutsal kitapları Hz. Musa’ya gönderilmiş olan Tevrat’tır. (Dinleri olan Yahudiliği millileştirdikleri için Yahudilik fazla yayılamamıştır).
En önemli sanat eserleri Kudüs’te bulunan Hz. Süleyman Mabedi’dir.
Fenike alfabesini kullanmışlardır.
Dünyanın değişik yerlerine dağılmalarına rağmen, dini inançları etrafında oluşan milli tarihleri, Musevilerin milli kimliklerini korumalarını sağlamıştır (Nitekim Museviler 1948 yılında İsrail Devleti’ni kurmuşlardır).