Türk - İslam Devletlerinde Kültür ve Uygarlık - 1

, TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK


1-  DEVLET YÖNETİMİ

Türkler Müslüman olduktan sonra da devlet yönetimi ile ilgili geleneklerine devam ettiler. Devlet hanedan ailesinin ortak malı sayılıyordu.

Karahanlı Devleti kurulduğu coğrafya itibari ile Türk Devlet anlayışını aynen sürdüren bir devletti. Karahanlılarda ülkenin başında bulunan hükümdar hakan veya han unvanlarından birini taşırdı. Karahanlı ülkesinin hükümdarı olan arslan han ülkesinin doğusunda oturur, ülkenin batısını yönetenbuğra han büyük hanın hâkimiyetini tanırdı. Karahanlı hükümdarları ayrıca kara, kadir, ilig gibi sıfatlarda kullanırlardı.

Sultan unvanını ilk kullanan Türk Hükümdarı Gazneli Mahmut (Sultan Mahmut ) olmuştur.

Büyük Selçuklu Devleti’nde hükümdarlar, sultan unvanı ile birlikte sultan-ı azam, sultanü’l âlem, sultanu’l- mağrib vel maşrık gibi unvanlar kullanırlardı.

Hükümdarlık sembolleri; Hutbe okutmak, sikke(para) bastırmak, tuğra, nevbet(bando), sancak, taç, taht ve saltanat çadırıdır.

İslamiyet’le birlikte görülen değişmelerden biriside hükümdarın halife tarafından onaylanmasıdır. Hükümdar olan kişi halifeye hediyeler ve elçiler yollayarak hükümdarlıklarının onayını isterlerdi. Halife menşur gönderdiği hükümdarlara hilat (giysi), asa, âlem ve çetr (saltanat şemsiyesi) gibi hükümdarlık sembolü sayılan hediyeler verirdi

Devlet işleri Divan-ı Saltanat (Büyük Divan) denilen yerde görüşülüp karara bağlanırdı. Bu divanın asıl başkanı, sahib-i divan-ı devlet denilen vezirdi. Karahanlılar’da divan başkanına yuğruş denirdi. Gerektiğinde Sultan da bu divana katılır ve başkanlık ederdi.

Divan-ı Saltanatın alt kademeleri vardı.

Divan-ı İstifa: Devletin mali işlerine bakan divandır. Başkanına müstevfi denirdi.

Divan-ı Arzu’l Ceyş: Askerlik işlerinden sorumlu divandı. Başkanına arzu’l ceyş veya emir-i ariz denirdi.

Divan-ı Tuğra(Divan-ı İnşa): Devletin her türlü iç ve dış yazışmalarına bakan divandır. Başkanına tuğra-i denirdi.

Divan-ı İşraf: Askeri ve hukuki işler dışındaki devletin her türlü işlerinin denetimini yapan divandır. Başkanına müşrif denirdi.

Türk-İslam devletlerinde ülke eyaletlere, eyaletler vilayetlere, vilayetler kazalara, kazalarda köylere ayrılmıştı. Eyaletlerin ve vilayetlerin başında bulunan askeri görevlilerden hükümdar soyundan olanlaramelik, diğerlerine de şıhne adı verilirdi.

Yönetimden sorumlu sivil görevlilere amid, vilayetlerin vergilerini toplayan görevlilere ise âmil denirdi. Vilayetlerde ulak denilen görevlilerin bulunduğu güçlü bir posta teşkilatı vardı.

Büyük Selçuklu Devleti’nde küçük yaştaki hanedan üyeleri bilgi ve tecrübelerini arttırmak üzere eyalet ve vilayetlere yönetici olarak gönderilirdi. Bunların yanına atabey denilen yetenekli ve bilgili devlet görevlileri verilirdi.

Saraydaki Görevliler:

Hacip: Divan üyeleri ile sultan arasındaki görüşmeleri düzenlemekle görevli kişi. Haciplerin başkanına hacibulkebir veya has hacip denirdi. Karahanlılar’da başhacibe tayangu (ulu hacip) denirdi.

Kapucubaşı: Sarayın her türlü günlük hizmetlerinin görülmesinden sorumlu olan kişi.

Silahtar: Hükümdarın silahlarından sorumlu olan kişi. Silahhane denilen imalathaneyi yönetirdi.

Emir-i Candar: Sarayı korumakla görevli kişi. Ayrıca saray muhafızlarının başıydı.

Alemdar: Devlete ait bayrakları taşıyan kişi. Başlarında bulunan kişiye emir-i alem denirdi.

Cemedar: Hükümdar ve diğer saray görevlilerinin elbise ve resmi kıyafetlerini hazırlayan kişi.

Emir-ı Ahur: Hükümdarın atlarına ve sarayda bulunan diğer hayvanlara bakan kişi.

Serhenk: Sultana ait kuvvetlerin önünde yer alan ve yol açan kişi.

NOT: Ülkenin hükümdar ailesinin ortak malı sayıldığı düşüncesi bütün Türk Devletlerinde kabul görmüş ortak bir düşünce idi. Bu anlayış taht kavgalarına ve Türk devletlerinin kısa sürede yıkılmalarına neden olmuştur.


2-  DİN VE İNANIŞ

Türkler İslam dinine girdikten sonra bu dinin liderliğini üstlenmişlerdi. İslam dinini geniş alanlara yaymak için fetih hareketlerine girişmişler ve Türkler sayesinde İslam Dini çok geniş alanlara yayılmış ve bir dünya dini haline gelmiştir. Bugün, Pakistan, Hindistan, Afganistan, Balkanlar gibi coğrafyalarda İslam Dininin yayılması Türkler sayesinde olmuştur. Türkler İslam dininin daha çok Sünni-Hanefi ekolünü benimsemişlerdir(Hanefi mezhebine Türk mezhebi de denmektedir). Sünni İslam anlayışı yaymak ve korumak için mücadele etmişlerdir. (Nizamülmülk’ün açmış olduğu Nizamiye medreselerinin amacı Sünni İslam anlayışını korumak ve geliştirmekti.)

Türkler arasında Sufilik (Tasavvuf) anlayışı da oldukça gelişmiştir. Sufilik hareketi sonucunda birçok tarikat ortaya çıkmıştır. Bunların başlıcaları; Rifailik, Kadirilik, Kübrevilik, Yesevilik, Ekberilik’tir. Bunlardan Yeseviliğin kurucusu bir Türk –İslam âlimi olan Hoca Ahmet Yesevi‘dir. Hoca Ahmet Yesevi İslam Dini’nin Türkistan’da  (Orta Asya ) yayılmasında çok önemli bir role sahiptir. Bugün dahi Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi, bütün Türk boyları tarafından kutsal kabul edilmektedir.


3-  ORDU

Türk Devletlerinde ordu sürekli olarak önemini korumuş bir kurumdu. Türk Devlet anlayışında ve Türk Milleti’nin kültüründe ordu kavramı her zaman için büyük önem taşımıştır.

İslam öncesinde olduğu gibi, İslam sonrası da Türk Devletlerinde ordu büyük önem taşımaya devam etti. Karahanlı Devleti’nde ordu Karluk ve Çiğil Türklerinden oluşuyordu. Karahanlı ordusu saray muhafızları, hassa ordusu ve eyalet askerlerinden meydana geliyordu.

Gazneliler Devleti’nde ise durum biraz daha farklı idi. Gazneliler Devleti’nin kuruluş itibari ile çok milletli bir yapıya sahipti. Bu durum orduda da kendini göstermişti. Gazneli ordusu birçok milletten oluşuyordu. Gazne ordusu, gulam askerleri, eyalet askerleri, ücretli askerler ve gönüllülerden meydana geliyordu. Büyük Selçuklu Devleti’nde Türk ordusu çok daha gelişmiş ve büyümüştür. Büyük Selçuklu ordusu altı ayrı bölümden oluşuyordu. Bunlar:

Gulaman-ı Saray: Çeşitli milletlerden toplanan kölelerin özel bir eğitimle saray için yetiştirilmesi ile oluşmuş askerlerdir.

Hassa Askerleri: Çeşitli Türk boylarından oluşan atlı askeri birliklerdir.

Melik ve Vali askerleri: Melikler ve valilerde savaş zamanı emrindeki askerlerle Sultan’ın ordusuna katılırdı.

Bağlı Devlet ve Beyliklerin Askerleri: Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı devlet ve beylikler de savaşa zamanı Büyük Selçuklu Devleti’ne asker verirlerdi (Ermeni ve Gürcü krallıkları gibi).

Türkmenler: Göçebe olarak yaşayan Türkmenler savaş ortamına her an hazır bulunurlar ve gönüllü olarak Sultan’ın ordusuna katılırlardı.

Sipahiler: İkta ( toprak sahibi )olanların, gelirlerinin bir bölümü ile beslemek zorunda oldukları askerleridir. Buna göre ülke toprakları vergi gelirlerine göre bölümlere ayrılırdı. Bu bölümlere ‘ İkta’ denirdi. Bu toprakları işleyen çiftçiler, devlete vermeleri gereken vergiyi “Sipahi”ye verirlerdi. Sipahi de gelirinin bir bölümü ile atlı asker yetiştirirdi. Bu sisteme Osmanlı Devleti döneminde “Tımar “adı verilmiştir.

NOT: Büyük Selçuklularda ilk ikta sistemi Tuğrul Bey zamanında uygulamaya konulmuştur.

 

4-  TOPRAK YÖNETİMİ   

İlk Türk-İslam devletlerinde toprakların çoğu devlete aitti. Devlete ait arazilere miri arazi denirdi         

     Türk –İslam Devletlerinde ülke toprakları yönetim bakımından beş ayrı bölüme ayrılmıştı. Bunlar;

Has Toprakları: Vergi gelirleri Sultan’a ait topraklardır.

İkta Toprakları: Gelirleri, Hizmet ve maaş karşılığı olarak kumandanlara, askerlere ve devlet adamlarına bırakılan topraklarıdır. ( İkta sahibi olan devlet adamı veya komutan belirli sayıda devlete asker yetiştirmek zorundaydı. )

Mülk Toprakları: Kişilere ait topraklardır. Sahibi toprağı istediği gibi kullanma hakkına sahiptir.

Haraci Topraklar: Müslüman olmayan halkın elindeki topraklardır. Bu toprakları işlemelerinden dolayı devlete vergi verirlerdi.

Vakıf Toprakları: Okul, hastane gibi sosyal kurumların ihtiyaçlarını karşılamak için devlet tarafından bu kurumlara verilen topraklardır.

NOT:     Timur Devleti zamanında Tarım ve ticaretle uğraşanlardan alınan vergiye “tamga” adı verilmiştir.


5-  HUKUK

İlk Türk-İslam devletlerinde hukuk şer’i ve örfi hukuk olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şer’i hukuk davalarına kadılar bakardı. Kadıların başında bulunan ve tayin işlerini yürütenlere kadi’l-kudat denirdi.

Örfi hukuk davalarına bakan mahkemelerin başında bulunan kişiye emir-i dad denirdi.

Başkanlığını hükümdarın yapmış olduğu ağır siyasi suçlara bakan mahkemelere Divan-ı Mezalimdenirdi.


6-  DİL VE EDEBİYAT

Karahanlı Devleti’nde resmi dil Türkçe idi. Resmi yazılar Uygur alfabesi ile yazılıyordu. Karahanlı Devleti’nin bu milli kimliği sayesinde bu dönemde Türk kültürü oldukça gelişmiş ve Türk kültürü açısından çok önemli olan birçok eser yazılmıştır.

Divan-ı Lügat-it Türk –Kaşgarlı Mahmut: Türkçenin zengin bir dil olduğunu göstermek ve Araplara Türkçe öğretmek amacı ile yazılmış bir eserdir

Yusuf Has Hacip – Kutadgu Bilig: Mutluluk veren bilgi anlamına gelen bu eser ilk İslami Türkçe eser ve siyasetnamedir.

Edip Ahmet – Atabet’ül Hakayık: Gerçeklerin eşiği anlamına gelen bu eser Hakaniye lehçesiyle yazılmış manzum bir eserdir. Eğitici öğretici bir ahlak kitabı niteliğindedir.

Divan-ı Hikmet- Hoca Ahmet Yesevi: Hoca Ahmet Yesevi’nin tasavvufi şiirlerini içerir. Bu eser Türk tasavvuf edebiyatının ilk örneği, Hoca Ahmet Yesevi de ilk Türk mütasavvıfıdır.

Satuk Buğra Han Destanı: karahanlı Devleti’nin ilk Müslüman hükümdarı Satuk Buğra Han’ı konu alan bir destandır.

Farklı toplulukları ve kültürleri içeren Gazne Devleti’nde Arap ve Fars kültürlerinin etkisi altında kalındı. Bilim ve eğitim dili olarak Arapça, edebiyat dili olarak da Farsça kullanıldı. Halk, ordu ve sarayda ise Türkçe konuşuluyordu. Bu dönemin en önemli eseri Firdevsi tarafından yazılanŞehname’dir.

Büyük Selçuklu Devleti’nde eğitim ve bilim dili Arapça, edebiyat ve resmi dil ise Farsça idi. Halk ve ordu arasında ise Türkçe konuşuluyordu. Saray tarafından teşvik ve destek gören Ömer Hayyamrubaileriyle, Enveri de kasideleriyle dönemin ünlü şairleri arasında yer almıştır. Bu dönemde yazılmış önemli bir eser de Nizamülmülk tarafından yazılan Siyasetnamedir.

Timur Devleti döneminin en ünlü yazar ve şairi Ali Şir Nevai’dir. Ali Şir Nevai, Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu göstermek amacı ile Muhakemat’ül Lugateyn adlı bir eser yazmıştır. Babür Şah’ta Çağatay lehçesi ile şiirler yazmıştır. Özbek Hanlıklarından Hive Han’ı Ebu’l Gazi Bahadır Han”ın yazmış olduğu “Şecere-i Türkî “ ve “ Şecere-i terakkime “ dönemin ünlü diğer eserleridir


7-  EKONOMİK HAYAT

Türk-İslam Devletleri ticari faaliyetlere önem vererek ticaretin gelişmesi için kervansaraylar yapmışlardır. Tarım sanat ve hayvancılık diğer geçim kaynaklarını oluşturmaktadır. Devletlerin başlıca gelir kaynakları Öşür, haraç, cizye, gümrük vergileri, madenlerin işletilmesinden elde edilen gelirler ve ganimetler idi. İlk Selçuklu parası Tuğrul Bey döneminde basılmıştır. Altın paraya dinar, gümüş paraya dirhem denilmiştir.

 

8-  BİLİM VE SANAT

Karahanlılar döneminde Türkistan’da bulunan Semerkant, Buhara, Kaşgar gibi şehirler önemli bilim ve sanat merkezleri olmuştu.

İlk Selçuklu medresesi Tuğrul Bey zamanında Nişaburda açılmıştır. Büyük Selçuklu Devleti döneminde açılan Nizamiye medreseleri de İslam medeniyetinde büyük öneme sahiptir(1066). Dini bilimlerin yanında matematik, felsefe dil ve edebiyat gibi derslerin de okutulduğu bu okullar dünyanın ilk üniversitesi sayılmaktadır.

Türk- İslam Devletlerinde yetişen önemli bilim adamlarından bazıları şunlardır;

Harezmî ( 780 – 850 ): Matematikçidir, cebirle ilgili çalışmaları ünlüdür.

İbn-i Türk ( 9. YY ): Cebirle ilgilenmiştir.

Farabi ( 870 – 950 ) : Farab şehrinde doğmuştur. Aristo’nun düşüncelerinin İslam dünyasına yayılmasını sağlamıştır. Muallim-i Sani ( ikinci öğretmen ) denilir. Avrupa’da Alfarabyus olarak tanınır.

           -     İlimlerin sınıflandırılmasını ilk defa yapan İhsaü’l İlim (ilimlerin tasnifi ),
           -     Devlet başkanlarının vasıflarını El- Medinetü’l Fazıla         (Erdemli Kent) adlı eserde yazmıştır.
           -     Musiki ile ilgili Kitabü’l Musiki’l-Kebir adlı eseri yazmıştır.

El Biruni ( 973 – 1051 ) : Harezm’de doğmuştur. Serbest düşünceyi savunmuştur. Enlem-boylamı tespit etmiş, dünyanın güneş etrafındaki dönüşünün bir yılda gerçekleştiğini söylemiştir.

İbn-i Sina ( 980 – 1037 ) : Avrupa’da Avicenna olarak tanınır. Farabi’nin etkisinde kalmıştır. El Kanun Fi’t – Tıp Avrupa’da ders kitabı olarak okutulmuştur.

Gazali ( 1058 – 1111 ) : Büyük Selçuklu döneminde yetişmiştir. Nizamiye medreselerinde çalışmıştır. İhyaü’l – Ulumiddin ( Din ilimlerinin yeniden yapılanması ) en ünlü eserlerinden biridir.

Ömer Hayyam ( … 1123 ) : Sultan Melikşah zamanında çalışmalar yaptı. Takvim-i Melikşah veya Takvim-i Celali denilen bir takvim düzenledi.

Türk –İslam Devletlerinde gelişen başlıca sanat dalları, çinicilik, minyatür, tezhip, ebru, süsleme, hat, oymacılık, kakmacılık ve mimaridir.


MİMARİ

Ø  Tolunoğulları dönemi – Tolunoğlu Ahmet Camii

Ø  Karahanlılar İslamiyet’i kabul eden ilk Türk devleti olarak Türk – İslam mimarisinin temellerini atmışlardır. Türkistan’dan günümüze kadar gelebilen minarelerin çoğu Karahanlılara aittir. Türk İslam sanatının en eski Kervansaray örnekleri Karahanlılara aittir.

Şir Kebir Camii

Arab Ata Türbesi

Ayşe Bibi Türbesi

Balacı Hatun Türbesi

Ø  Gazneliler Dönemi

     -  Zafer Kuleleri

     -  Leşker-i Bazar Ulu Camii

     -  Arusü’l – Felek Camii

 

Ø   Büyük Selçuklu Dönemi: Mimarideki yeni unsurlar; üst üste çift kubbe, köşeli çatı, sivri kemer, Türk üçgeni tarzı kubbeye geçiş elemanı, silindirik ve yivli minareler, dikdörtgen ve beş köşeli mihrap.

İsfahan’da Mescid-i Cuma ( Ulu Camii )

Mev’de Sultan Sencer Türbesi

Kazvin’de Mescid-i Cuma

Haydariye Mescidi

Damgan Mescid-i Cuması

Rey’de Tuğrul Bey türbesi

Tus’ta İmam-ı Gazali Türbesi

Nahçivan’da Mümine Hatun türbesi

Ribat-ı Anuşirvan ( Ribat = Kervansaray )

Kervansaray mimarisi ilk olarak Karahanlılar ve Gazneliler’de görülür. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları zamanında en gelişmiş haline ulaşmıştır.

Dini Mimari Eserleri camiiler, mescitler, kümbetler, tekke ve zaviyelerdir.

 

 

TÜRKİYE TARİHİ (IX. – XIV. YÜZYIL )


Türkiye Tarihi beş dönemden oluşur;

Anadolu'da kurulan ilk Türk Beylikleri Dönemi

Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi

Anadolu Beylikleri Dönemi

Osmanlı Devleti Dönemi

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi

1.Anadolu’ya Türk Akınları: Çok eski çağlardan bu yana çeşitli Türk boyları zaman zaman Anadolu’ya akınlar yapmışlardı. Ancak Anadolu’ya ciddi manada ve yerleşmek amacı ile yapılan Türk Akınları Büyük Selçuklu Devleti döneminde başlamıştır. Anadolu'ya düzenlenen ilk Türk akınları 1015–1040 yılları arasında tanıma, 1040–1071 yılları arasında Bizans'ın Anadolu'daki direnişini kırma, 1071 ve sonraki yıllarda yapılanlar ise, Anadolu'yu yurt edinme ve yerleşme amacını taşımaktadır.

1015 yılında Çağrı Bey zamanında başlayan Anadolu’ya Türk akınları şiddetlenerek artmıştır. Tuğrul Bey döneminde Anadolu’nun fethi ile görevlendirilen “ Kutalmış “ ve “ İbrahim Yinal “ zamanında Bizans ile ilk savaş yapılmış ve bu savaş Türk ordusu tarafından kazanılmıştır. (Pasinler Savaşı–1408 – İlk Bizans –Türk Savaşı)

Sultan Alparslan döneminde de Türk akınları daha da şiddetlenerek artmıştır. Sultan Alparslan döneminde Türk tarihi açısından büyük önem taşıyan Malazgirt Meydan Savaşı yapılmıştır. 1071 yılında Bizans Devleti ile yapılan Malazgirt Savaşı’nın kazanılması ile Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır. Sultan Alparslan Malazgirt Savaşını kazandıktan sonra Anadolu’nun fethi için bir grup Türk komutanı görevlendirmişti. Anadolu’nun fethi ile görevlendirilen bu komutanlar kısa sürede Anadolu’nun büyük bir bölümünü ele geçirdiler. Türk komutanlar ele geçirdikleri yerlerde kendi adlarını taşıyan beylikler kurmuşlardır. Ancak bu beylikler tamamen bağımsız hareket edemiyorlardı. Büyük Selçuklu devletine bağlı idiler. 


ANADOLU’DA KURULAN İLK TÜRK DEVLETLERİ (BEYLİKLERİ)

A. DANİŞMENTLİLER (1080–1178)

Kurucusu: Danişment Gazi

Kurulduğu Yer: Merkezi Sivas olmak üzere, Amasya, Tokat, Kayseri, Malatya bölgesinde kurulmuştur.

Önemi: Anadolu’da kurulan ilk beylikler arasında en güçlüsü idi.

Yıkılışı: Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır.


B. SALTUKLULAR (1072)-1202)

Kurucusu. Ebul Kasım. Ancak en ünlü sultanları İzzettin Saltuk‘tur. Beyliğe adını vermiştir.

Kurulduğu Yer: Erzurum

Önemi: Anadolu’da kurulan İlk Türk Beyliğidir.( 1072 )

Yıkılışı: Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır.


C. MENGÜCEKLER (1080–1228)

Kurucusu: Mengücek Gazi

Kurulduğu Yer: Erzincan, Kemah, Divriği. Beylik daha sonra Erzincan ve Divriği kolu olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Yıkılışı. Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır.


D. ARTUKLULAR

Artuk Bey’in oğulları tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurulmuştur. Üç ayrı kola ayrılmıştır. Bunlar:

Hasankeyf ( Hısn-ı keyfa ) Artukluları : Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.

Harput Artukluları: Elazığ’da kurulmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır.

Mardin Artukluları: Mardin de kurulan Artukluların bu kolu en uzun süre yaşayan koldur. Karakoyunlar tarafından yıkılmıştır. Mardin Artuklular nın uzun yaşamasında Mardin Kalesinin savunmaya elverişli olmasının büyük bir etkisi vardır.

E. SÖKMENLİLER ( AHLATŞAHLAR )

Kurucusu: Sökmen Bey

Kurulduğu yer: Ahlât

Yıkılışı: Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.


F. DİLMAÇOĞULLARI

Kurucusu: Dilmaç oğlu Mehmet Bey

Kurulduğu Yer: Bitlis ve Erzen

Yıkılışı. Akkoyunlar tarafından yıkılmıştır.


G. İNALOĞULLARI

Kurucusu: İnal Bey

Kurulduğu Yer: Diyarbakır

Yıkılışı: Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.


H. ÇUBUKOĞULLARI

Kurucusu: Çubuk Bey

Kurulduğu Yer: Harput ( Elazığ )

Yıkılışı: Artuklular tarafından yıkılmıştır.


I. İNANÇOĞULLARI

Kurucusu: Mehmet Bey

Kurulduğu Yer: Denizli

Yıkılışı: Germiyanoğulları tarafından yıkılmıştır.


İ. ÇAKA BEY ( 1081- 1096)

İzmir ve çevresinde bir beylik kuran Çaka Bey bilinen ilk Türk denizcisidir. Kurduğu donanma ile Bizans’a saldırılar yapmış, Ege adalarının bir kısmını ele geçirmiştir. Çaka Bey Balkanlardaki Peçenek ve Kuman Türkleri ve Anadolu Selçuklu devleti ile anlaşarak Bizans’a karşı ortak bir saldırı planı yapmış ancak, Bizans Devleti Çaka Bey’in bu planını fark ederek, Çaka Bey ile Anadolu Selçuklu Devleti Sultan’ı I. Kılıçaslan’ın arasını açarak onu öldürtmüştür.


Beyliklerin Ortak Özellikleri

Malazgirt Savaşından sonra Anadolu'nun fethiyle görevlendirilen Türk komutanlar tarafından kurulmuşlardır.

Haçlılara karşı mücadele etmişlerdir.

Anadolu'nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında önemli rol oynamışlardır.

Türk-İslam kültür ve medeniyetinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.

Kurucularının ismini almışlardır.

 

 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol