I. Dünya Savaşı
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI (1914–1918)
Savaşın Genel Nedenleri:
Fransız İhtilalinin meydana getirmiş olduğu milliyetçilik akımları
Sanayi İnkılâbının meydana getirmiş olduğu sömürgecilik hareketleri (Hammadde ve Pazar ihtiyacı)
Bloklaşma (İttifak-İtilaf) çalışmaları
Silahlanma yarışı
Savaşın Özel Nedenleri:
Almanya ve İngiltere arasındaki hammadde ve pazar rekabeti.
Fransa’nın 1871 Sedan Savaşı’nda Almanya’ya kaptırdığı Alsace-Lorine (Alsas-Loren) kömür havzasını geri almak istemesi.
Sömürgecilikte geç kalan İtalya’nın Akdeniz’e hâkim olmak istemesi.
Avusturya ve Rusya’nın Balkanlardaki çıkar çatışmaları (Slav-Germen çatışması).
Rusya’nın boğazları ele geçirerek sıcak denizlere inmek istemesi.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Panslavizm hareketlerini engellemek amacıyla Sırbistan Krallığını ortadan kaldırmak istemesi.
Avusturya-Macaristan veliahdının Sırplar tarafından öldürülmesi (28 Haziran 1914).
Almanya ve İtalya milli birliklerini geç kurmuşlardı (1870–1871 ) Bundan dolayı sömürgeciliğe de geç başlamışlardı. Sömürgeciliğe başladıklarında mevcut sömürge alanları azalmıştı. Özellikle Almanya, İngiltere’nin elinde bulunan sömürge topraklarına saldırmaya başladı. Oysa İngiltere ve diğer Avrupa Devletleri sömürgelerini kaybetmek istemiyorlardı. Böylece Almanya-İngiltere rekabeti başladı.
Almanya güçlü bir devlet olarak siyasi birliğini kurduktan sonra Fransa’nın elinde bulunan Alsas-Loren bölgesine göz dikti. Yapılan savaşla kömür bakımından zengin olan bu bölgeyi Fransa’dan aldı. Bölgeyi Almanya’dan geri almak isteyen Fransa Almanya’ya karşı İngiltere ile ittifak kurmaya başladı.
Böylece devletlerarasında bloklaşma başladı. Balkanlarda ise milliyetçilik akımının etkileri hüküm sürüyordu. Rusya Panslavizm politikası ile Balkanlarda egemenlik kurmak istiyordu. Bu durum Balkanlarda çıkarı olan Avusturya-Macaristan imparatorluğunun işine gelmiyordu.
Devletlerarasındaki çıkar çatışmaları ittifak ve itilaf gruplarının doğmasına neden oldu.
İtilaf Devletleri(1907):
Ø İngiltere. Fransa, Rusya (İtalya, Sırbistan, Japonya, Romanya, Yunanistan, Belçika ve ABD’de daha sonra bu gruba geçmiştir.)
İttifak Devletleri(1883):
Ø Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya (Osmanlı Devleti ve Bulgaristan daha sonra bu gruba geçmiş, İtalya ise İtilaf Devletlerinin safına geçmiştir).
Savaşın Başlaması:
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahdı Saraybosna’yı ziyarete gelmişti. Burada Sırplı bir öğrenci tarafından öldürüldü (28 Haziran 1914).
Avusturya-Macaristan bu suikastı bahane ederek Sırbistan’a savaş açtı. Rusya Sırbistan’ın yanında yer aldı. Fransızlar Rusya’yı destekledi. Almanya’da Avusturya-Macaristan imparatorluğu ile aynı grupta olduğundan Avusturya’nın yanında savaşa katıldı.
Böylece savaş kısa zamanda Avrupa’ya ve tüm dünyaya yayıldı. Savaşın ilk yıllarında Almanya grubu birçok cephede başarı kazandı.
Osmanlı Devletinin Savaşın Başındaki Tutumu:
Osmanlı Devleti Balkan savaşlarından yeni çıktığı için perişan ve yoksuldu. Bundan dolayı I.Dünya Savaşı çıktığında tarafsızlığını ilan etti.
Boğazları kapattı.
Kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırdı.
Meclisi Mebusan dağıtıldı.
Seferberlik ilan etti.
Osmanlı Devleti’nin Savaşa Giriş Nedenleri:
Osmanlı Devleti’nin siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi.
Daha önce kaybettikleri toprakları geri alma düşüncesi.
Almanların savaşı kazanacağına duyulan inanç.
İttihat ve Terakki Fırkasının Alman hayranlığı.
Rusya’nın mağlubiyeti ile Orta Asya’da bir Turan İmparatorluğu kurulabileceği düşüncesi.
İngiliz, Fransız ve Rus sömürgelerindeki Türk-İslam ülkelerinin istiklale ulaştırılacağı düşüncesi.
Osmanlı Devleti’nin kapitülasyonlar ve Duyun-u Umumiye borçlarından kurtulmak istemesi.
Bu nedenlerden Alman heyeti ile Enver Paşa arasında gizli bir anlaşma imzalandı (2 Ağustos 1914). Bu anlaşmaya göre Osmanlı Devleti Almanya’nın yanında savaşa katılacaktı.
Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni Yanında Savaşa Girmesini İstemesinin Nedenleri
Cephe sayısını artırarak, savaşı geniş bir alana yayıp üzerindeki yükü hafifletme isteği.
Halifenin dini gücünden faydalanma düşüncesi.
Osmanlı Devleti’nin asker gücü ve hammadde kaynaklarından yararlanmak istemesi.
Osmanlı Devleti’nin jeopolitik konumundan yararlanmak istemesi.
Ortadoğu petrollerine sahip olma düşüncesi.
Akdeniz’de bulunan iki Alman gemisi (Goben-Breslaw) İngiliz donanmasının önünden kaçarak İstanbul’a geldiler ve Osmanlı Devletine sığındılar. Osmanlı Devleti bu iki gemiyi satın aldığını söyledi. Daha sonra bu iki geminin isimlerini Yavuz ve Midilli olarak değiştirdi.
Bu gemiler Enver Paşanın talimatıyla Karadeniz’e açılarak Rus limanlarını topa tuttu. Böylece Osmanlı Devleti de I.Dünya Savaşına katılmış oldu (28–29 Ekim1914).
Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesinin Sonuçları
Yeni cepheler açıldı ve savaş alanı genişledi.
Almanya’nın üzerindeki yük hafifledi
Osmanlı Devleti tek taraflı olarak kapitülasyonları kaldırdığını ilan etti.
Osmanlı devleti birçok cephede birden savaşmak zorunda kaldı.
İngiltere Kıbrıs Adası’nı topraklarına kattığını açıkladı.
Osmanlı toprakları İtilaf Devletleri arasında yapılan gizli antlaşmalarla paylaşıldı.
Savaşın süresi uzadı.
Rusya yalnız ve zor durumda kaldığı için Bolşevik İhtilali başarıya ulaşmıştır.
OSMANLI DEVLETİNİN I.DÜNYA SAVAŞINDA SAVAŞTIĞI CEPHELER
I.Dünya Savaşında Osmanlı Devleti Kafkas, Kanal, Çanakkale, Filistin, Suriye, Irak, Yemen Cephelerinde İtilaf Devletlerine karşı savaştı. Romanya, Galiçya, Makedonya Cephelerinde müttefiklere yardım amacıyla savaştı.
1- Taarruz (Saldırı) Cephelerimiz:
a) Kafkasya Cephesi (Aralık 1914) :
Osmanlı Devletinin I.Dünya Savaşına girmesinden sonra açtığı ilk cephedir. Bu cephenin açılma nedeni Rusya’nın içindeki Türklerin de yardımıyla Rusya’yı saf dışı bırakarak Orta Asya Türklerini de içine alan Büyük Turan İmparatorluğunu gerçekleştirmek ve Azerbaycan petrollerine ulaşmaktı.
Enver Paşa komutasındaki 150 bin kişilik Osmanlı ordusu Doğu Anadolu’da Ruslara karşı saldırıya geçti. Osmanlı ordusu daha düşmanla karşılaşmadan salgın hastalık, açlık, soğuk gibi afetler yüzünden Sarıkamış’ta 90 bin askerimiz şehit oldu (1915).
Ruslar bahar aylarında saldırıya geçerek Doğu Anadolu bölgesini işgal ettiler. Mustafa Kemal Çanakkale savaşlarından sonra Muş ve Bitlis’i düşman işgalinden kurtardı (1916).
1917 yılında Rusya’da çıkan Bolşevik (Komünizm) ihtilâli, Rusların bu bölgeleri kendiliğinden terk etmelerine neden oldu. Birest Litowsk Anlaşmasıyla (3 Mart 1918) I.Dünya Savaşından çekilen Rusya bu antlaşma ile daha önce aldığı Kars, Ardahan, Batum’u Osmanlı Devletine geri verdi.
+ Not: Bu cephedeki başarısızlık Turancılık idealini de beraberinde yok etmiştir.
b) Kanal (Mısır-Kanal Cephesi) (1915–1916) :
Almanların isteği üzerine açılmıştır. Amaç; Süveyş Kanalı’nı ele geçirerek, İngiltere’nin sömürgeleriyle bağlantısını kesmekti. Cemal paşa komutasındaki kuvvetlerin, 1915 yılı başında yaptıkları taarruzlar başarılı olamadı. İngilizler, Aden ve Süveyş’ten karşı saldırıya geçerek Türk kuvvetlerini geri çekilmek zorunda bıraktı.
2- Savunma Cephelerimiz:
a) Çanakkale Cephesi(1915)
İtilaf Devletleri tarafından açılan bu cephenin açılma nedenleri şunlardır;
İstanbul’u alarak, Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakarak savaşı daha kısa bir sürede bitirmek
Boğazlar yoluyla Rusya’ya yardım etmek.
Rus ticaretini canlandırmak, Rus buğdayını batı ülkelerine götürmek.
Boğazlara yerleşerek, savaşa henüz katılmamış diğer Balkan Devletleri üzerinde caydırıcı güç olmak ve bu devletlerin İttifak Devletleri yanında savaşa katılmalarını engelleyerek onları kendi yanlarına çekmek.
İtilaf Devletleri bu amaçlarla Çanakkale Cephesini açtılar.
İngiliz ve Fransız gemileri Çanakkale Boğazına yığınak yaptılar. 18 Mart 1915’te teknik bakımdan üstün olan Müttefik Devletleri Boğazı geçmek amacıyla hareket ettiler. Fakat Türk Ordusunun olağanüstü savunmasıyla karşılaştılar ve pek çok kayıplar vererek geri çekildiler.
Bunun üzerine İtilaf Devletleri karadan İstanbul’a ulaşmak üzere Gelibolu’ya asker çıkardılar. İngiliz ve Fransız sömürgelerinden de birçok asker getirdiler. Tarihin en kanlı kara savaşları burada meydana geldi. Türk askeri Conkbayırı, Anafartalar, Arıburnu bölgelerinde Mustafa Kemal’in önderliğinde başarılı savunma savaşları yaparak tarihe “Çanakkale Geçilmez” diye yazdırdı. Önce denizden daha sonra da karadan başlattıkları bu saldırılarda başarılı olamayan itilaf devletleri 9 Ocak 1916’da Gelibolu Yarımadası’nı boşaltarak geri çekilmek zorunda kaldılar.
Çanakkale Savaşının Sonuçları:
Çanakkale Cephesinde yenilgiye uğrayan İtilaf Devletleri dünyada prestij kaybettiler.
Gelibolu Yarımadası’nın ve İstanbul’un, İtilaf Devletleri’nin eline geçmesi önlendi.
I.Dünya Savaşının uzamasına neden oldu.
İtilaf Devletlerinin yardımı Rusya’ya ulaşmadığı için Rus ekonomisi iyice bozuldu. Rusya’da çarlık rejimi yıkılarak yerine Bolşevik rejim kuruldu ve Ruslar I.Dünya Savaşından çekildi.
Bulgaristan, Almanya’nın (İttifak Devletlerinin) yanında savaşa katıldı.
Çanakkale Savaşları milli mücadele ruhunun başlangıcı oldu.
Mustafa Kemal’in bu cephede kazandığı başarılar içte ve dışta tanınmasında ve Milli Mücadelede lider olarak kabul edilmesinde etkili oldu.
Not: Çanakkale Cephesi, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda başarı elde ettiği tek cephedir.
b) Irak Cephesi:
İngilizler tarafından açılan bu cephenin açılma nedeni, Abadan Petrollerini korumak ve kuzeye çıkıp Ruslarla birleşerek Türk kuvvetlerinin İran’a girip Hindistan’ı tehdit etmelerini engellemekti. Osmanlılar savaşın başlarında bazı başarılar elde etmişse de bu kalıcı olmadı. Bu cephe İngilizlerin üstünlüğü ile sonuçlandı.
c) Suriye-Filistin Cephesi:
Kanal cephesinde İngilizlere yenilen birliklerimiz Filistin’e sonrada Suriye’ye kadar geri çekildiler. Yıldırımorduları burada başarılı savunma savaşları yaptılar. Zamanla kuzeye doğru çekilen Türk birlikleri Halep önlerinde İngilizleri durdurdular.
Not: En son kapanan cephemiz Suriye-Filistin Cephesidir.
d) Hicaz ve Yemen Cephesi:
İngilizler Arap Yarımadasını işgal etmek için Yemen’e asker çıkardılar. Ayrıca Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’e çok miktarda para yardımı yaptılar. Türk ordusu İngiliz ve Araplara karşı mücadele ettiyse de başarılı olamadı. İngilizler Yemen’i alarak Hicaz’a tamamen hâkim oldular.
3- Topraklarımız Dışında Savaştığımız Cepheler:
Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi:
Osmanlı Devleti bu cephelerde müttefiklerine yardım etmek amacıyla savaştı. Rusya’nın Karadeniz kıyılarına çıkarma yapması üzerine Osmanlı askerleri Galiçya Cephesinde, Romanya’nın Avusturya’ya savaş açması üzerine Romanya Cephesinde, Sırpları desteklemek için Selanik’teki Fransız birliklerine karşı Makedonya Cephesinde Bulgar kuvvetlerine yardım etmek amacıyla asker göndermiştir.
Osmanlı Devleti’ni Paylaşmak İçin Yapılan Gizli Antlaşmalar
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesi üzerine topraklarının İtilaf devletleri tarafından paylaşılması gündeme geldi. Ancak Osmanlı topraklarının paylaşılması anlaşmazlıklara neden olabileceğinden bu konuda bazı antlaşmalar yapmaya ihtiyaç duyuldu. Bu antlaşmalar şunlardır;
Boğazlar Antlaşması (1915): İngiltere, Fransa ve Rusya arasında yapılan bu antlaşmaya göre; İstanbul, Boğazlar ve çevresi Rusya’ya verilmiştir.
Londra Antlaşması ( 26 Nisan 1915): İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında yapılan bu antlaşmaya göre; Oniki ada, Antalya ve çevresi İtalya’ya verilmiştir.
Petrograd Protokolü ( Mart 1916): İngiltere, Fransa ve Rusya arasında yapılan bu antlaşmaya göre; Boğazlar bölgesine ek olarak Trabzon’a kadarki Doğu Karadeniz kıyıları ile Erzurum, Van ve Bitlis şehirleri de Rusya’ya verilmiştir.
Sykes-Picot Antlaşması (Nisan 1916): İngiltere ile Fransa arasında yapılan bu antlaşmaya göre; Adana, Suriye kıyıları ve Lübnan Fransa’ya, Musul hariç bütün Irak toprakları ise İngiltere’ye, ayrıca, Suriye’nin diğer kısımları Musul ve Ürdün’ü kapsayan İngiliz-Fransız koruması altında bir Arap Krallığı’nın kurulmasına karar verildi.
Not: Bu antlaşma şartlarını Rusya daha sonra kabul etmiştir. Ancak antlaşmadan sonradan haberdar olan İtalya tepki göstermiştir.
Mac-Mahon Antlaşması: İngilizlerin Mısır valisi Mc. Mahon ile Mekke Emiri Şerif Hüseyin tarafından imzalanan bu antlaşmaya göre; Ortadoğu’da bağımsız bir Arap devletinin kurulmasına karar verilmiştir.
Saint-Jean de Maurienne Anatlaşması (19 Nisan 1917) : İtalya’nın Sykes-Picot antlaşması’na tepki göstermesi üzerine İngiltere, Fransa ve İtalya arasında imzalanan bu antlaşmaya göre; Antalya’nın yanında Mersin, Konya, Aydın ve İzmir şehirleri de İtalya’ya verilmiştir.
Not: Bu antlaşmanın kesinleşmesi görüşmelere katılmayan Rusya’nın onayına bağlanmıştı. Bu antlaşmanın yapıldığı tarihlerde Rusya’da iç karışıklıklar yaşanıyordu. Bu nedenle Rusya bu antlaşmayı onaylamadı. İngiltere ve Fransa bu durumu bahane ederek anlaşmayı yürürlüğe koymadılar. Bu durum İtalya ile iki devlet arasında anlaşmazlıklara neden oldu (İtalya, Paris barış Konferansı’nda İzmir ve çevresinin Yunanistan’a verilmesine engel olamamıştır).
Yorum: Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri arasında yapılan gizli antlaşmaları, Rusya’daki Bolşevikler dünya kamuoyuna duyurdular. Bu nedenle gizli antlaşmaların uygulanması zorlaştı. Rusya’nın savaştan çekilmesinden sonra paylaşım planları değişikliğe uğradı. Gizli antlaşmalara en büyük tepki Wilson İlkeleridir. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra yurdumuzda başlayan işgaller, gizli antlaşmaların uygulanmasının sonucudur.
Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918)
ABD başkanı Wilson savaştan sonra yapılacak barışın esaslarını belirlemek amacıyla, 8 Ocak 1918 tarihinde 14 maddeden oluşan bir program yayınladı. Wilson İlkeleri şunlardır:
Barış antlaşmaları ve uluslar arası antlaşmalar gizli değil açık olarak yapılacak., bundan böyle gizli diplomasi kaldırılarak açık diplomasi uygulanacaktır.
Karasuları dışında, savaş ve barışta denizlerde mutlak bir serbesti olacak.
Uluslar arası bütün ekonomik engeller kaldırılacak ve eşitlik sağlanacaktır.
Ülkeler silahlanmayı bırakacaklar ve silahlanmanın iç güvenlik seviyesine indirilmesi konusunda birbirlerine garanti verecekler.
Sömürgeler üzerindeki istekler incelenecek ve bölge halkının hakları gözetilecek.
İşgal edilmiş Rus toprakları boşaltılacak ve Rusya’ya kendi gelişmesini sağlamak için her çeşit imkân verilecektir.
Belçika toprakları boşaltılacak, egemenlik haklarına dokunulmadan yeniden kurulacak.
Almanya, Alsas-Loren’i Fransa’ya geri verecek.
İtalya sınırları ulusal esaslara göre düzeltilecek.
Romanya, Sırbistan ve Karadağ toprakları boşaltılacak, Sırbistan’a denizden serbest bir kapı verilecek ve Balkan devletlerinin siyasal, ekonomik ve bağımsızlık haklarıyla sınırlarının dokunulmazlığı için uluslar arası garantiler verilecek.
Denize kapısı bulunan bir Polonya devleti kurulacak.
Büyük ve küçük ulusların siyasi bağımsızlıklarının ve toprak bütünlüklerinin karşılıklı güvenliğinin garanti altına alınması amacı ile milletler arası bir teşkilat kurulacak.
Galip devletler mağlup devletlerden toprak ve savaş tazminatı alamayacak.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Türklerin oturdukları bölgelerin bağımsızlığı sağlanacak. Türk egemenliği altında yaşayan diğer uluslara da kendi kendilerini yönetme hakkı verilecek. Boğazlar, uluslar arası garanti altında bütün devletlerin gemilerine açık olacak.
Wilson İlkeleri’nin Önemi:
Bu ilkeler Birinci Dünya Savaşı’nın bitişini hızlandırmıştır (Osmanlı Devleti de bu ilkelere güvenerek Mondros Ateşkes Antlaşmasını İmzalamıştır).
İtilaf Devletleri ABD’nin desteğini sağlamak için bu ilkeleri kabul etmişlerdir (Fakat savaş sonucunda bu ilkeleri sulandırarak manda ve himaye fikrini ileri sürerek çıkarlarını sürdürmüşlerdir).
Azınlıkların kendi devletlerini kurmaları yönünde onları ümitlendirmiştir.
ABD bu ilkelerle sömürgeciliği yıkarak dünya ticaretinde söz sahibi olmayı amaçlamıştır.
Savaşın Sona Ermesi
1917 yılında Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine İttifak Devletleri İtilaf Devletlerine karşı üstünlük kurmuşlardı.
Ancak bu durum uzun sürmedi. Amerika Birleşik Devletleri İtilaf Devletlerinin yanında savaşa girdi ( 2 Nisan 1917). Amerikan birlikleri o zamana kadar hiç savaşa katılmamıştı. Almanya güçlü, dinamik olan Amerikan orduları karşısında tutunamadı. İngiliz, Fransız ve ABD birliklerinden oluşan güçlü müttefik kuvvetleri Batı Cephesinde Almanya’yı çökerttiler. Diğer cephelerde de başarısızlıklar artmaya başlamıştı. Böylece savaşın sonunda İttifak Devletleri savaşı kaybettiklerini belirterek (yenilerek) yenen devletlerle ateşkes anlaşmasını imzaladılar.
İmzalanan Ateşkes Antlaşmaları şunlardır;
Bulgaristan ile Selanik Ateşkes Antlaşması (29 Eylül 1918).
Osmanlı Devleti ile Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918).
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Vılla Gusti Ateşkes Antlaşması (3 Kasım 1918).
Almanya ile Rethondes Ateşkes Antlaşması (11 Kasım 1918).
Bu ateşkes Antlaşmalarından sonra;
Almanya ile Versailles (Versay–28 Haziran 1919)
Avusturya ile Saint Germain (Sen Jermen- 10 Eylül 1919),
Bulgaristan ile Neuilly (Nöyyi- 27 Kasım 1919),
Macaristan’la Trianon (Tirayanon- 4 Haziran 1920)
Osmanlı Devleti ile de Sevr Barış Anlaşması (10 Ağustos 1920) imzalandı.
I. Dünya Savaşının Sonuçları
Bazı İmparatorluklar yıkıldı (Osmanlı İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Çarlık Rusya).
Dünyada milliyetçilik düşünceleri güç kazandı ve milli devletler kuruldu (Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Macaristan, Türkiye, Litvanya).
Yeni rejimler ortaya çıktı(Cumhuriyet, Kominizim, Faşizm, Nazizm).Cumhuriyet rejimleri ağırlık kazandı ve yenilen ülkelerde rejim değişiklikleri oldu.
Sürekli barış sağlamak ve anlaşmazlıkları çözmek için Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti)kuruldu (10 Ocak 1920).
Dünya büyük bir ekonomik buhran yaşadı.
Devletlerarasındaki dengeler bozuldu.
Milyonlarca insan öldü. Birçok şehirler yakılıp yıkıldı.
Sömürgecilik, mandacılık haline dönüştü.
Bu savaşta uçaklar, tanklar, kimyasal silahlar ve denizaltılar ilk kez kullanıldı.
Almanya tüm sömürgelerini kaybetti.
Bu savaşta İngiltere, ABD ve Japonya en güçlü devletler olarak çıktı.
Sınırların belirlenmesinde milliyet esaslarına dikkat edilmediği için savaş sonrasında azınlık problemleri ortaya çıktı.
Sorunların çözümü sağlanamadığı için II. Dünya Savaşının çıkmasına neden oldu.