Dağılma Dönemi-2

KIRIM SAVAŞI (1853-1 856)

    Nedenleri:

   1. Rusya'nın Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri: Rusya "Hasta Adam" olarak kabul ettiği Os­manlı devletinin mirasını biran önce paylaşmak isti­yordu. Bu nedenle Fransa ile anlaşma yollarını o zamanki siyasetine daha uygun bulan İngiltere Rus tekliflerini kabul etmedi. Bunun üzerine Rusya dü­şündüklerini tek başına gerçekleştirmek için hare­kete geçti.

   2)  Kutsal yerler sorunu: Hıristiyanlar için Kudüs ve Filistin dolaylarının yönetimi Fransızlara verilmişti. Fransız İhtilali'nden sonra bölgedeki üstünlük Ortodokslara geçti. 1848 yılından sonra Fransa eski gücünü yeniden kazan­mak için faaliyete geçti. Bu durum Rusya'nın Os­manlı Devleti içişlerine karışmasına fırsat verdi.

   3)  Prens Mençikofun İstanbul'a gelmesi: Prens Mençikof İstanbul'a iki amaç için gönde­rildi. Biri, açık olan Kutsal yerler sorunu çözme işi, diğeri ise gizli olan, Osmanlı Devleti'yle Hünkar İs­kelesi Antlaşması'na benzer bir anlaşma imzala­maktı.

       Prens Mençikof amaçlarını İstanbul'da bir ülti­matom şeklinde sundu, İngiltere ve Fransa'nın des­teğini alan Osmanlı Devleti ültimatomu reddetti. Bu­nun üzerine Rusya Osmanlı Devleti'ne savaş açtı.

      Savaşın Gelişimi: Avrupa devletleri sorunu anlaşma yoluyla çözmek istediyseler de gelişme sağlanamadı. Osmanlı Ordusu Balkanlar'da ve Anadolu'da önemli başarılar kazandı.

      Sinop Baskını (1853)

       İngiliz ve Fransız donanmaları yardım için İstanbul’a geldi. Bu durum Londra Antlaşması'na tersti. Buna kızan Ruslar Sinop'a bir baskın düzenleye­rek Osmanlı donanmasını yaktılar. Bundan sonra İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti'nin yanında sa­vaşa girdi. Bunlara İtalya birliğini kurmaya çalışan Piyomente'de katıldı. Bu anda Osmanlı devleti sa­vaş masraflarını karşılayabilmesi için İngiltere'den ilk dış borcunu aldı. Müttefikler Kırım'a asker çıka­rarak önemli kaleleri işgal etti. Rusya antlaşma yapmak zorunda kaldı.


       Paris Antlaşması (1856):

       Paris’te yapılan barış görüşmelerine Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Avusturya, Fransa, Piyomenteye savaşta yer almayan Prusya katıldı. Os­manlı devleti azınlıklarla ilgili bir karar çıkmasına engel olmak için Islahat Fermanını ilan etti.

    1.  Osmanlı Devleti bir Avrupa Devleti sayıla­cak ve toprak bütünlüğü Avrupalı Devlet­lerin garantisi altında olacak

    2.  Karadeniz, tarafsız bir deniz olacak ve bü­tün dünyanın ticaret gemilerinin bundan yararlanabilecek, Ruslar ve Osmanlılar Karadeniz'de donanma bulunduramaya­cak, tersane kuramayacaktı.

    3.  Boğazlar konusunda 1841 Londra antlaşması geçerli olacak

    4.  Her iki tarafta savaşta aldıkları yerleri geri verecek

    5.  Eflak ve Boğdan Beyliği içişlerinde bağım­sız olacak, bu beyliğin ve Sırbistan’ın hakları Avrupa devletlerinin garantisinde olacak.

    6.  Tuna üzerinde ticaret gemileri serbestçe dolaşılacak ve anlaşmaya imza koyan devletlerden oluşan bir komisyon kurulacak,              

    7.  Avrupalı devletler Tanzimat Fermanı'nı dikkate alacaklar ancak bu fermanı kulla­narak Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karış­mayacaklar

       Paris Antlaşmasının Önemi:

     1.  Rusya'nın Osmanlı Devleti üzerindeki emellerine bir süre için engel olundu

     2.  Rusya, Osmanlı Devleti'nden elde ettiği bütün ayrıcalıklarını kaybetti

     3.  Osmanlı Devleti ilk kez bir Avrupa Devleti kabul edildi

     4.  Karadeniz'in tarafsızlığı maddesi ve Os­manlı Devleti’nin Karadeniz’de donanma bulundurmaması onu yenik bir devlet ko­numuna düşürmüştür

     5.  Osmanlı Devleti kendi sınırlarını koruya­mayacak güçte olduğunu kabul etmiştir.

     6.  Avrupalı Devletler, anlaşmaya rağmen Isla­hat Fermanı’nı bahane ederek Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışmışlardır. Rusya'nın bu antlaşmayı en kısa sürede de­ğiştirmek isteyeceği gayet açıktı. Rusya bu amaçla fırsat gözlemeye başladı. Avrupa devletler denge­sinde meydana gelen değişiklikler Rusya'nın hara-kete geçmesini sağladı.


1877 - 1878 OSMANLI - RUS SAVAŞI (93 HARBİ)

       Nedenleri:

       1. Paris antlaşmasına imza atmış olan Fran­sa'nın, Prusya karşısında yenilmesinden sonra Avrupa güçler dengesinin bozulma­sı. Rusya bu gelişmeyi değerlendirerek, sıcak denizlere açılmasına engel olan Pa­ris Antlaşması'nın, Karadeniz’in tarafsızlı­ğı ilkesini tanımadığını bildirmiştir.

       2. Rusya'nın Panslavist politikaya ağırlık ver­mesi. Rusya, Balkanları egemenliği altına alabilmek için bütün Ortodoksların (Bul­gar, Sırplar, Rumlar, Rumenler gibi) birleş­mesi demek olan Panslavizm’i ortaya attı ve bu milletleri isyana kışkırttı.

       3. Bosna- Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan isyanlarının çıkması. Osmanlı Devleti isyanları bastırmada aciz kaldı. Bu durum Avrupalı devletlerin ve başta Rus­ya'nın aktif olarak olaya karışmasına se­bep oldu. Yeni bir savaştan çekilen Avru­palılar, İstanbul'da bir Konferans tertip etti­ler. Konferansa Osmanlı Devleti, Rusya, İtalya, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Al­manya katıldı. Osmanlı devleti bu arada Kanuni Esasiyi ilan etti ve konferans karar­larını kabul etmedi. Londra'da ikinci bir konferans tertip edildiyse de savaşa engel olunamadı.

      Gelişimi:

       Rusya Balkanlardan ve Anado­lu'dan saldırıya geçti. Balkanlar'daki ayaklanmaları da arttırarak hızla İstanbul'a ilerlemeyi düşünüyor­du. Fakat umduğu gibi olmadı. Doğuda Ahmet Muhtar Paşa, Balkanlarda Plevne'de Gazi Osman Paşa büyük başarılar kazandı. Sürekli Rus saldırı­ları sonucunda yardım alamayan Türk kuvvetleri eridi. Ruslar, Plevne'yi ve Şapkayı geçtiler. Edirne yolu açılmış oldu. Doğuda ise Kars, Ardahan ve Erzurum'u işgal ettiler. Rus ordusunun Yeşilköy'e kadar gelmesi üzerine Osmanlı Devleti barış yap­mak zorunda kaldı.

       Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması (1878):

       Ruslar bütün isteklerini kabul ettirdiler. Türk delegelerinin ağlayarak imzaladığı anlaşmanın şartları şunlardır.

      1.  Osmanlı Devleti'ne bağlı bir Bulgaristan Prensliği kurulacak, Prensliğin sınırları Tuna'dan Ege'ye, Trakya'dan Arnavutluğa uzanacaktı.

      2.  Bosna-Hersek'e içişlerinde bağımsızlık verilecek.

      3.  Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam ba­ğımsızlık kazanacak ve sınırları genişleti­lecek

      4.  Kars, Ardahan, Batum ve D. Bayezıt Rus­ya'ya verilecek

      5.  Teselya Yunanistan’a bırakılacak

      6.  Girit ve Ermenistan'da Islahat yapılacak

      7.  Osmanlı Devleti Rusya'ya 30 milyon Rub­le savaş tazminatı ödeyecek
 

BERLİN KONFERANSI (1878)


       Rusya'nın Osmanlı Devleti'ni istediği gibi par­çalamasını kabul etmeyen Avrupa devletleri anlaş­maya itiraz etti. Yeni bir savaşı göze almayan Rus­ya yeni düzenlemeyi kabul etti. Fransız, İngiliz, Os­manlı, Rus, Avusturya ve Alman Devletleri Berlin de toplandılar. Müzakereler sonucunda Berlin Ant­laşması imzalandı (1878) Buna göre;

    1. Ayestefanos’la kurulan Bulgaristan,   üç kısma ayrıldı.

       Birinci Bölge:    Osmanlı devletine bağlı özerk Bulgar prensliği

       İkinci Bölge: Hıristiyan vali atamak şartıyla Osmanlı Devleti’ne bırakılan Doğu Rumeli kısmı

       Üçüncü Bölge: Islahat yapmak şartıyla Osmanlı Devleti'ne bırakılan Makedonya kısmı

     2. Bosna - Hersek Osmanlı Devleti’ne ait ka­bul edilecek fakat Avusturya tarafından yönetilecek

     3. Karadağ, Sırbistan ve Romanya'nın ba­ğımsızlığı devam edecek, fakat sınırları değiştirilecek

     4. Kars, Ardahan, Batum, Ruslarda kalacak Fakat Doğu Beyazıt Osmanlı Devletine bırakılacak

     5. Teselya Bölgesi Yunanistan'a ait olacak

     6. Rumeli'de ve Anadolu'da Ermenilerin oturduğu bölgelerde ıslahat yapılacak

     7. Osmanlı Devleti Rusya'ya 60 milyon Rub­le savaş tazminatı ödeyecek.

     Önemi:

     1.  İlk kez çok sayıda azınlık birden bağımsız oldu

     2.  Yunanistan biraz daha büyüdü

     3.  Ermeni sorunu başladı

     4.  Rusya’nın Balkanlardaki hakimiyetine en­gel olundu

     5.  Osmanlı Devleti Doğu Bayezıt'ı kurtardı Ancak daha büyük bir tazminat ödemek zorunda kaldı.

     6.  Rusya'nın Akdeniz'e açılmasına engel olundu

     7.  Bulgaristan'ın sınırları küçüldü

     8.  Osmanlı Devleti dağılma dönemine girdi
 

OSMANLI  DEVLETİ'NİN DAĞILMASI(1878–1908)


       1- Kıbrıs'ın İngiltere’ye Devri (1878):

       İngiltere, Mısırı almak için Doğu Akdeniz'de 18.yy. sonla­rından itibaren daha yakından ilgilenmeye başla­mıştı. Kıbrıs'ı ele geçirme düşüncesi ise 19.yy. başlarında belirdi 1869 yılında Süveyş Kanalının açılmasından sonra İngiltere bu yöndeki çalışmalarına hız verdi. Berlin Antlaşması sırasında Osmanlı Devleti'nin zayıflığından yararlanarak, Rusların Os­manlı Devleti'ne yapacakları muhtemel bir saldırıyı önlemek bahanesi ile adayı işgal etti. Osmanlı Dev­leti, toprak mülkiyeti kendisinde kalmak şartı ile ada­yı geçici olarak İngiltere'ye devretti.

 
      2- Tunus'un Fransa Tarafından İşgali (1881):

       Fransa Cezayir'e yerleştikten sonra gözünü Tunus'a çevirdi. Fransa'ya Tunus'u işgal etme fır­satını Berlin kongresi verdi. Almanya, Fransa'nın dikkatlerini kendi sınırlarından uzaklaştırmak için işgale yeşil ışık yaktı. Osmanlı Devleti, olayı pro­testo etmekten başka bir iş yapamadı.

       İşgale tepki gösteren diğer bir devlet İtalya ol­du. İtalya’da fiili bir hareketle bulunamadı Ancak bu olaydan sonra Almanya'ya doğru kaymaya başladı.

 
      3- Duyun-u Umumiye'nin Kurulması (1881):

    Osmanlı Devleti ilk dış borcunu Kırım Savaşı sırasında almıştı. Borçlanma işlemi zamanla de­vam etti. 1875 yılına gelindiğinde aldıkları borçların faizlerini bile veremeyecek duruma geldi. Osmanlı Devleti Padişahları, Bu durum Avrupalı alacaklıları harekete geçirdi. Alacaklılar konuyu Berlin konfe­ransına getirdiler. Böylece konu devletlerarası siya­si bir sorun haline geldi. Fakat kesin çözüm getirile­medi.

     Alacaklılar Osmanlı Maliye Bakanlığı dışında Duyun-u Umumiye Meclisini kurdular ve Osmanlı Devletinin bazı gelir kaynaklarına el koydular.

     Duyun-u Umumiye idaresi Lozan Antlaşması ile kaldırılabilmiştir.


       4- İngilizlerin Mısır'ı İşgali:

     1869 yılında Süveyş Kanalı'nın açılması Mısır'ın jeopolitik öneminin artmasına sebep oldu. Bu durum Mısır üzerindeki İngiliz ve Fransız rekabetini hızlandırdı, İngiltere yaptığı ekonomik ve siyasi yardımlarla Mısır'ı ele geçirmeye çalıştı. Mısır Hidivi İsmail Ağa'nm savurganlığı sonucunda Mısır maliyesinin iflası Mısırda karışıklıklara yol açtı. Mı­sır halkı Avrupalıların dükkânlarını yağmalamaya başladı. Bu fırsatı değerlendiren İngiltere Mısır'ı iş­gal etti (1882)


       5- Girit sorunu ve 1897 Osmanlı - Yunan Savaşı:

       Yunanistan'ın bağımsızlık kazanmasından sonra Giritli Rumlar Yunanistan'a bağlanmak için is­yanlar çıkarmaya başladılar. Böylece ortaya çıkan Girit sorunu Avrupalı Devletlerin iç işlerimize karış­masına sebep oldu.

     Ciritte ilk isyan adanın Mehmet Ali Paşadan tekrar Osmanlı Devleti'ne geçmesinden sonra çıktı. Osmanlı Devleti isyanı kolaylıkla bastırdı. Fakat 1866 da daha büyük bir isyan çıktı. Osmanlı Devleti olaya hakim olmaya başlayınca Avrupalı devlet­lerde işin içine girdi. Osmanlı Devleti yayınladığı, fermanlarla (1868) Girit'e bazı haklar verdi. Bu haklar ada Rumlarının şımarmasına neden oldu 93 Harbinin ortaya çıkardığı karışık ortamdan ya­rarlanan Rumlar Yunanistan’ın desteği ile yeniden ayaklandılar.

     Osmanlı Devleti Yunanistan'a bir ültimatom vererek Girit’teki asilere yaptığı yardımı durdurma­sını istedi. İki ülke arasında savaş çıkmasını iste­meyen büyük devletler Paris'te bir konferans topla­dılar. Bu konferans Halepa Fermanı_{lâ78) be­nimsedi. Halepa Fermanıyla Giritli Rumlara özerk­lik statüsü verildi. Buna rağmen Rumlar memnun olmadı ve yeniden ayaklandılar. Fakat bu sefer de Osmanlı Devleti sert davrandı ve Giritliler Halepa Fermanı'nı kabul etmek zorunda kaldılar. Bulgaris­tan'ın Doğu Rumeli ile birleşmesi sırasında doğan Balkan bunalımı sırasında Yunanistan adaya as­ker çıkarttı. Aynı zamanda Balkanlar'da da genişle­me arzusunda olduğunu belli etti. Bu durum, Avru­palı devletlerin çatışmayı engelleme isteklerine rağmen savaşa dönüştü. Yunanistan Dömeke Mey­dan Savaşı'nda (1897) büyük bir yenilgiye uğradı. Bundan sonra Avrupalı devletler araya girdi ve ba­rış yapıldı. Anlaşma sonunda Girit'e muhtariyet ve­rildi.Yunan krallık ailesinden bir prensin adayı yönetmesi kabul edildi. Adada Türk egemenliğini temsil eden sadece bayrağımız oldu.1908 yılında Yunanistan Girit'i iş­gal etti. Osmanlı Devleti Balkan Savaşları'ndan sonra Girit'in Yunanistan'a ait olduğunu kabul etti.


       6- Bosna Hersek'in Avusturya Tarafından İşgali (1908):

     Berlin Antlaşması'yla (1878) idaresi geçici ola­rak Avusturya'ya bırakılan Bosna-Hersek, uzun yıl­lar böyle kaldıktan sonra II. Meşrutiyetin ilan edil­mesinden sonraki karışık dönemde Avusturya bu bölgeyi resmen topraklarına kattı. Osmanlı Devleti de Yeni Pazar Sancağı bizde kalmak şartı ile bunu kabul etti. (1908)


      7- Bulgaristan'ın Tam Bağımsızlığına Kavuşması (1908):

     1878 Berlin antlaşmasındaki Bulgar Prensliği, Doğu Rumeli eyaletlerini kendine bağladıktan son­ra (1885) fırsat bulup bağımsızlığa kavuşmak isti­yordu. II. Meşrutiyetin ilanı ile bağımsız Bulgaris­tan Krallığı kuruldu (1908). Osmanlı Devleti, Rus­ya'nın sıkıştırmasıyla bunu kabul etti.

 
      8- Doğu Rumeli Eyaletleri'nin Bulgar Prensliği ile Birleştirilmesi (1885):

    Doğu Rumeli'deki Bulgarlar isyan ederek Hı­ristiyan valiyi kovdular. Osmanlı Devleti bunu kabul etmediyse de daha sonra Alman Hanedanından birisini ve Doğu Rumeli eyaletlerinin Bulgar Prensliğiyle birleşmesini kabul etti (1887). Bu durum 1908'e kadar sürdü ve bu tarihte Bulgaristan Os­manlı Devleti'nden ayrıldı.                      

 

 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol