Gerileme Dönemi-2
YAKINÇAĞDA AVRUPA |
Amerikanın Kuruluşu
Amerika kıtası 18.yüzyılda coğrafi keşifler ile bulunmuştur. Kuzey Amerika İngiliz ve Fransız sömürgesi durumundaydı.Yedi yıl savaşları sırasında İngiltere Fransız sömürgelerini ele geçirmiştir.Savaş sırasında ekonomik kayba uğrayan İngiltere sömürgelerindeki vergileri arttırdı. Bu durum üzerine amerikan kolonileri İngiliz sömürgesine isyan ederek I. Filedelfiya kongresini topladı.(1774). Bu kongrede koloni meclislerinin onayı olmadan vergi toplanamaması kararı alındı. 1775 yılında II.Filadelfiya kongresini toplanarak insan hakları sözleşmesi ilan etti,.1776'da Amerika bağımsızlığını ilan etti. Fransa, İspanya, Hollanda, İngiltere’ye karşı Amerika'yı destekledi.1783'de İngiltere ile Versay antlaşması imzalandı.
Maddeleri:
İngiltere amerikan kolonilerinin bağımsızlığını tanıdı.
Florida ve Minorka adası İspanyaya bırakıldı.
Kanada sınırında Misisipi nehrine kadar olan bölge Amerika’ya bırakılacak.
Antillerden bazı adalar ve Senegal İngiltere’ye bırakılacak.
Bağımsızlığını ilan eden eyaletler iç işlerinde serbest olmak şartıyla Amerika Birleşik Devletlerini kurdular. (1787)
Monrea Doktrini:
Amerikan başkanı Monrea (1817–1825) bir bildiri yayımlayarak Amerika’nın Avrupa’nın siyasi işlerine karışmayacağını Avrupa’nın da Amerika kıtasına müdahalelerine izin vermeyeceğini ilan etti.
Amerika bu doktrinle yalnızlık politikası uygulamıştır. Avrupa’daki kargaşaya karışmayıp ekonomisini güçlendirmiş, Orta ve Güney Amerika’da etkisini artırmıştır.
FRANSIZ İHTİLALİ(1789) |
Sebepleri:
Fransız ihtilalinin sebeplerinin iç ve dış sebepleri olacak iki kısımda işleye biliriz.
İç Sebepler:
Krallık rejiminin baskısı.
Halkın çeşitli sınıflara ayrılması.(Soylular, Rahipler, Burjuvalar, Köylüler)
Fransız aydınlarının etkisi: Montesqu, Jan Jak Russo, Diderot, Volter.
Mali zorluklar ve vergilerin ağırlığı.
Eta jenaronun toplanması.(5 Mayıs 1789)
Dış Sebepler:
Rönesans sonrasında ortaya çıkan aydınlanma çağının etkisi.
Amerikanın bağımsızlığını kazanması.
İngiliz meşrutiyetinin etkisi.
Avrupa’nın Tutumu
İhtilalinin başlangıcında Avrupa’da tepki meydana gelmedi. Hatta bu kargaşadan Fransa’nın zayıflayarak çıkacağı düşüncesi uyandı. 1791 anayasasındaki “Fransa fetih amaçlı savaşlardan vazgeçmiştir” maddesi memnunluk uyandırmıştı.
Ancak ihtilal sonucunda mutlakıyetin yıkılıp cumhuriyetin kabulü Avrupa krallıklarını telaşa düşürdü. Avrupa devletleri Fransa’ya karşı birleşti.
İhtilal Savaşları(1792-1815)
Fransa ile Avrupa devletleri arasında yapılan savaşlarda Fransa Avrupa’nın büyük bir kısmını ele geçirdi. Avrupa coğrafyası büyük ölçüde değişti. Savaşlar Napolyon’un yenilgisi ile sonuçlandı.
Fransız ihtilalinin Sonuçları:
Soyluların ve rahiplerin ayrıcalıkları kaldırılarak eşitlik ilkesi getirildi.
Mutlak monarşi yıkılarak, egemenliğin halktan geldiği kabul edildi.
Eşitlik, adalet, milliyetçilik, hürriyet, ulusal egemenlik, laiklik, cumhuriyet gibi kavramlar önem kazandı.
Milliyetçilik fikrinin yayılması ile imparatorluklar dağılma sürecine girdi.
Mahalli otorite yerine merkezi otorite kabul edildi.
Eski toplum, eski kültür değerleri ve idareler değişim geçirdi.
Fransız İhtilali sonuçları bakımından evrensel olduğundan yeniçağın bittiği, yakınçağın başladığı kabul edildi.
8. İmparatorlukların yıkılması ile milli devletler kurulmaya başladı.
Dağınık halde bulunan milletler siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
Viyana Kongresi ve Kararları (1815)
Napolyon savaşları yüzünden bozulan Avrupa'nın siyasal durumunu düzenlemek ve Avrupa'nın gelecekte alacağı durumu belirtmek ve saptamak amacıyla tüm Avrupa Devletleri Viyana'da büyük bir kongre topladılar. Kongreyi dört büyük devlet, yani İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya yönettiler. Kongreye Avusturya Başbakanı Prens Meternich başkanlık etti. Kongreye sadece Osmanlı Devleti katılmamıştır.
Viyana Kongresi’nin Sonuçları:
Viyana kongresi ile Avrupa'da yeni bir statü doğmuş oluyordu. Kongrede Fransız İhtilali’nin Avrupa'ya yaydığı insan ve vatandaşlık haklarından hiçbirisi, yani hürriyet, milliyet ve eşitlik prensipleri göz önünde tutulmamış, sırf siyasal emel ve istekler üzerine kararlar verilmiştir. Bundan dolayı Viyana Kongresi kararları başarılı olamamıştır.
Viyana Kongresinden Sonra Avrupa (1815-1830)
Viyana Kongresinden sonra İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya kendi çıkarlarına göre ve bu çıkarların uyuşması oranında Avrupa'da yeni bir statü kurmuşlardı. Bu devletler Avrupa düzenini korumak, krallık rejimine karşı yapılacak ihtilal hareketlerini bastırmak ve Avrupa'yı mutlak krallık rejimiyle yönetmek için aralarında bazı antlaşmalar yaptılar. Avrupa tarihinde bu devreye Restorasyon devri denilmiştir.
Avrupa'nın büyük devletleri, Viyana Kongresi kararlarını yürütmek amacıyla, iki ayrı bağlaşma kurmuşlardır.
1. Kutsal İttifak (1815):
Viyana Kongresi kararlarının nasıl uygulanacağı tam belli değildi. Sürgünde bulunan Napolyon'un Fransa'da tekrar iktidara gelmesi Avrupa'nın üç büyük devletini harekete geçirdi. Bu ittifak Rusya, Avusturya ve Prusya arasında yapılmıştır. Kutsal İttifakın amacı Fransız İhtilali'ne karşı bir tepki olmuş ve mutlakıyetçiliği güçlendirmeyi esas almıştır. Fransa'da sonradan katılmıştır.
2. Dörtlü İttifak (1815):
İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya. arasında yapılmıştır. Bu ittifakın kurucusu Prens Meternich'tir. Bundan dolayı buna Meternich Sistemi de denir. Dörtlü İttifak Kutsal ittifakın yetersizliği üzerine ortaya çıkmıştır. Bu dört devlet, başka düşüncelerin yayılmasını silah gücüyle durdurmayı kararlaştırmışlardır.
1.1830 İhtilali:
Meternich Sistemi özgürlük düşüncesini geniş ölçüde benimsemiş bulunan Avrupa toplumlarında otoriteye karşı bir tepki meydana getirdi. Mutlakıyet yönetimlerine karşı güçlenen liberal tepki 1830 yılında aniden patlak vererek bütün Avrupa'yı sarstı. Başta Fransa'da çıkan ihtilal diğer ülkelerde de çıkmaya başlamıştır.
Yorum: 1830 ihtilalleri Fransa, Belçika ve ispanya gibi ülkelerde liberalizmin başarısıyla sonuçlandı. Viyana Kongresiyle kurulan Avrupa statüsü büyük ölçüde değişerek, Avrupa’da yeni bir güçler dengesi kurulmaya başladı.
2.1848 İhtilalleri:
Bu ihtilallerin iki önemli nedeni vardır: Birincisi: Milliyetçilik hareketlerinin ve liberalizmin gittikçe kuvvetlenmesi ve bunların bağımsızlığa dönüştürülmek istenmesi. İkincisi: Sanayi inkılâbı ile işçi sınıfının ortaya çıkarak bir takım haklar istemesi.
1848 ihtilali Fransa'da başladı, ihtilalin patlak vermesinde liberallerin ve sosyalistlerin büyük etkisi oldu.
1848 İhtilali sonucunda Fransa'da önce Cumhuriyet ve bir süre sonra da İmparatorluk kurulmuştur. Sosyalist ve komünist akımlar güçlenmiştir.
İtalyan Birliğinin Kurulması:
Viyana Kongresi İtalya’yı yedi hükümete ayırmıştı. Piyemonte bunlar içerisinde en kuvvetlisi idi. Hepsi de mutlakıyetle yönetilmekteydi. Ülkenin bir kısmı Avusturya'nın işgali altındaydı. Halbuki. İtalyan aydınları ülkede birliği kurmak ve yabancı işgalinden kurtulmak istiyorlardı. Bu amaçla Karbonari adlı gizli cemiyetin etrafında birleşerek çalışmalara başladılar. Fakat başarılı olamadılar. İtalya birliğinin kurulması her şeyden evvel Avusturya'nın ülkeden çıkarılmasına bağlıydı. Ancak, İtalyan şehir devletleri bunu yalnız başına gerçekleştirecek güçte değildiler. Bunun için bir dış devletin yardımına ihtiyaç vardı. Piyemonte, Kırım Savaşı'na iştirak ederek Fransa'nın desteğini sağlamayı başardı. 1859 yılında yapılan savaşta Avusturyalılar mağlûp edildi. Bu zafer İtalya siyasi birliğine giden yolu açtı. İtalyan birliği 1870'de gerçekleşti. Roma yeni kurulan İtalya’nın başkenti ilan edildi. İtalya, siyasi birliğini kurduktan sonra sömürgecilik hareketlerine başladı. Kısa zamanda Avrupa politikasında söz sahibi devletlerden birisi oldu. Papalık siyasi gücünü kaybetti. Yalnız dinî nüfuzu kaldı.
Alman Birliğinin Kurulması:
Viyana Kongresi'nde bir Germanya Konfederasyonu'nun kurulmasına karar verilmiştir. Merkezi Frankfurt'ta olan bu Konfederasyon, Avusturya'nın başkanlığında toplanan bir meclis tarafından yönetilecekti. Prusya bu Konfederasyon'un dışında kalacaktı.Bu yüzden Prusya ile Avusturya birbirlerine rakip hale geldiler ve sürtüşmeye başladılar.
Alman Birliği'nin kurulmasında Prusya başbakanlığına getirilen Bismark'ın büyük katkıları olmuştur. Bismark devlet bünyesinde gerekli ıslahatları yaparak Prusya'yı güçlü bir yapıya kavuşturdu. Alman Birliği'nin kurulması Danimarka, Avusturya ve Fransa ile yapılan savaşlar sonunda gerçekleşmiştir.
Fransa'nın Sedan'da kesin bir mağlubiyete uğratılması sonucunda Alman Birliği kuruldu (1871). Prusya Kralı l. Vilhelm Alman imparatoru oldu. Alman Birliği'nin kurulması uluslararası politika açısından önemli sonuçlar doğurdu. Viyana Kongresi'nden sonra kurulmuş olan Avrupa güç dengesi değişti. Fransa ve Avusturya etkinliklerini büyük ölçüde kaybettiler.
1. Üçlü İttifak:Alman Birliği'nin kurulması Avrupa dengesinde önemli değişikliklere neden oldu. Almanya Fransa'nın kendisinden intikam alacağından endişe ederek onu yalnız bırakma yollarını aradı. Bu amaçla 1872'de Rusya, Avusturya ve Almanya imparatorlukları Berlin'de toplanarak üçlü imparator birliği'ni kurdular. Daha sonra Rusya'nın ayrılmasıyla Almanya, İtalya ile yakınlaşmaya çalışarak, İtalya ile Avusturya arasındaki anlaşmazlıklar gidermiştir. Böylece bu üç devlet üçlü ittifakı kurdular (1883).
2. Üçlü İtilaf:Üçlü ittifakın kurulması üzerine Fransa ile Rusya arasında da buna benzer bir bağlaşma yapıldı. Daha sonra İngiltere’de Alman korkusundan bu gruba katılarak üçlü ittifaka karşı yeni bir birlik doğmuştur (1907).
Sanayi İnkılâbı
Sanayi inkılabı, insan ve hayvan gücüne dayalı üretim tarzından makine gücünün hakim olduğu üretim tarzına geçiştir. Bu tarz üretim XVIII. yüzyılda müspet bilimlerin üretime uygulanmasıyla İngiltere’de, özellikle dokuma sektöründe ortaya çıkmış, daha sonra diğer alanlara yayılmıştır, İngiltere’den diğer ülkelere geçmiştir.
Sonuçları:
Sömürgecilik gelişti.
Bol, ucuz ve kaliteli üretim sağlandı.
Toprak mülkiyetinden, sanayi sermayelerine doğru yönelme oldu.
Avrupa'da refah düzeyi yükseldi ve nüfus arttı.
Köyden kente göç başladı ve işçi sınıfı oluştu.
Çekirdek aile modeli ortaya çıktı.
Sermaye tekelleşti ve büyük şirketler kuruldu.
Emperyalizm, Kapitalizm ve Sosyalizm doğdu.
Not: Sanayi İnkılâbı Osmanlı Devleti'ni olumsuz yönde etkilemiştir. Her türlü himayeden mahrum Osmanlı pazarları 19. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa mallarının istilasına uğramıştır. Sonuçta Osmanlı Devleti dışarıya hammadde satan ve dışarıdan mamul madde alan bir ülke haline gelmiştir. Ekonomide başlayan bu gerileme siyasi çöküşü hızlandırdı.